Yaklaşık 1.60 boylarındaki yalnız kadının, bana ulaşmak için parmak uçlarının üzerinde durma çabası, ona ait olma arzumu daha da körüklüyor. İnsanoğlu çaba göstermemeyi yada en az çabayı göstermeyi seçerek hayatlarını yön veremezken, bu kadın aydınlığa doğru yönünü çevirdiğinin acaba farkında mıydı? Ayrıca bir aşağı yukarı çıkan göğüs kafesi; yalnız bedeninde bulut bulut yayılan özgürlüğün ritmik hareketlerinin görüntüsünden başka bir şey değil ve dudaklarındaki çilek tadını daha aklımdan atamamışken; teninin dalından yeni koparılmış taze meyve kokusu nereden çıkmıştı. Özgürlüğün tadını aldıkça bugüne kadar tutsak benliğimi ne kadar gereksiz acı çektirdiğimi farkına varıyorum.
Özgürlüğümün elimden alındığı anlar bir bir aklımı kurcalıyor. Fazla değil bugün katıldığım kariyer günleri kapsamında yapılan sertifika programı; nacizane fikrimle insan ticaretinin yapıldığı, insan ırkının metalaştığı ve meta olmanın önemi sürekli vurgulandığı gösterişli sahneler hatta insanların birbirlerini ezerek efendilerine en güzel öz geçmişlerini sundukları yerler aklımda.
Salonda kendime uygun bir yer bulup oturuyorum. Herkesin elinde not defterleri ve kalemleri. Önceden herkes için belirlenmiş kariyer yollarından birini seçip, hayatlarını yön verdiklerini sandıkları notlara sarılıyorlar. Ayrıca bize sundukları her zaman en üstteki kişilerdir ve herkesin o en üstteki kişi olacağı yalanını yuttururlar. O piramidin en üstündekinin altında yer alanlardan söz etmeye gerek duymazlar.
Efendimizden bir soru geliyor...
+ '' İnovasyon nedir?''
Çeşitli cevaplar geliyor. ''yenilik'',''yeni fikir''.... vs. Ama efendi bunlardan memnun kalmıyor ve doğru olmadığı söylüyor.doğrusunu şöyle açıklıyor.
+ '' Ben eğer bu yeni fikirden para kazanamıyorsam, buna inovasyon demem...''
İşte istenen yeni insan ırkı; özgür düşünceden yoksun ve sadece inoatif düşünen insan ırkı. İstenen dünya ise fikrin metalaştığı ve satıldığı meta dünya. Bilimden sanata her şeyin sadece para kazandırdığı bir devirdeydim. Bu yüzden yalnızdım. Para kazanmak için değil sadece özgür olduğum için düşünüyorum. Yalnızlık çok daha farklıydı çünkü tarihsel bir süreçte meydana gelen paradigmaları evrensel boyutta baktırıyordu. İçinde bulunduğum paradigmalardan bir kadının yalnızlığıyla kurtuluyorum çünkü o kadın meta değil...
